Bu sayfada Urfa sıra gecelerinde söylenen en bilinen türkülerin hikâyelerini, rivayetlerini ve kültürel arka planlarını bulabilirsiniz. Verilen tarihler akademik kesinlikten çok, yöresel anlatılara ve halk rivayetlerine dayalı yaklaşık dönemlerdir.
Rivayete göre “Harran Ovası” askere giden bir delikanlının hikâyesinden doğar. Sevdiği kıza “Dönmeden başkasına varma” diyerek gider fakat geri döndüğünde sevdiğinin baskıyla başkasına verildiğini öğrenir. Ovanın tepesinde diz çöküp yaktığı ağıt zamanla bu türküye dönüşür.
Aşk yüzünden aklını yitirme noktasına gelen bir âşığın iç döküşüdür. Rivayete göre Harran taraflarında yalnız başına saz çalan bir ozanın sözlerinden doğmuştur. Sıra gecelerinde ustalık göstergesi sayılır.
Urfa'nın bağ kültüründen doğan neşeli bir ezgidir. Bağ bozumu sonrası eğlencelerde söylenir, bereketi ve gençlik coşkusunu simgeler. Sıra gecelerinde ağır havalardan sonra ortama neşe katmak için okunur.
Urfa–Halep–Şam kervan hattından doğmuştur. Devecilerin ritim tutmak için söylediği ezgiler zamanla türkü hâline gelmiş, sıra gecelerine taşınmıştır.
Mardin’e çalışmaya giden genç bir delikanlının yol boyunca söylediği ağıttan doğduğu rivayet edilir. Sıra gecelerinde gurbet ezgisi olarak okunur.
Kuzey Afrika’ya gönderilen askerlerin ardından yakıldığı söylenir. “Gemi”, “liman”, “gurbet” imgeleri ile Anadolu’dan kopan askerlerin duygularını taşır.
Fırat’ta boğulan gençler için yakılan ağıtların birleşmesiyle oluştuğu anlatılır. Sıra gecelerinde derin hüzün taşıyan bölümlerde okunur.
Harman yerinde söylenen neşeli bir türküdür. Gençlik coşkusunu, bereketi ve köy meydanı şakalaşmalarını temsil eder.
Urfalıların gayriresmî marşıdır. Şehrin kültürü, mertliği ve sıcaklığı bu türküde sembolleşmiştir. Sıra gecelerinde herkesin eşlik ettiği eserlerdendir.
Sürmeli kaşlı bir kıza duyulan aşkın dizelere dökülmüş hâlidir. Neşeli bir ezgi gibi görünse de ardında hüzün barındırır.
Engellenmiş bir sevdanın türküsüdür. Kesilmiş çayır, yarım kalmış aşkı simgeler.
Düğününe günler kala vefat eden bir genç kız için yakılmış ağıtların birleşimidir.
Gelinliğin beyazı ile acının “ağ” anlamını birleştirir. Zorla evlendirilme veya düğün yolunda yaşanan acı olayları anlatır.
Farklı kültürlerden iki gencin kavuşamama hikâyesidir. Urfa varyantı daha ağır ve duygusal bir formla söylenir.
Sıra gecelerinin en ağır bölümüdür. Kısa ama çok derin sözlerden oluşur.
Ritmi duyulduğunda oturanın bile dayanamadığı eski bir halay ezgisidir.
Urfa’nın sokaklarını, çarşılarını ve kültürünü anlatır. Sıra gecelerinde herkesin eşlik ettiği eserlerdendir.
Siverek’in sert mizacını, gurbetini ve aşk hikâyelerini taşır. Çok sayıda türküyü kapsar.
Arap toplu dans geleneğinden Urfa sıra gecelerine geçmiş ritmik ezgilerdir.
Türkiye’de bilinen “Erik Dalı”nın Urfa’ya özgü ritim ve süslemelerle yeniden yorumlanmış hâlidir.
Gecenin sonunda mutlaka oynanan halay havalarının genel adıdır. Meclisin dağılmadan önceki coşkulu final bölümü sayılır.